1mnZET. Sevgili öğretmenim, ben bir veliyim. Canımın bir parçasını sana emanet ettim. Geleceğim, umudum, yüreğimin yarısı sana emanet… Ben çocuğumu öpmeye kıyamıyorum. O artık senin ellerinde… Sevgili öğretmenim, senden bir ricam var. Benim çocuğum sınıfın, okulun birincisi olmasın. Bunu senden beklemiyorum. Tek ricam benim çocuğum okulda mutlu olsun. Okula gelirken mutluluktan gözlerinin içi gülsün. 2X2’nin 4 ettiğini nasıl olsa öğrenir. Lütfen sen ona saygıyı öğret… Varsın Türkiye’nin başkentinin Ankara olduğunu bilmesin. Onu da öğrenir. Sen ona insanları koşulsuz, amasız sevmeyi öğret. Toros dağlarının nerede olduğunu bilmese de olur. Lütfen sen ona Toros Dağları gibi umut aşıla. Varsın çarpım tablosunu ezberlemesin. Sen ona haksızlık karşısında Erciyes Dağı gibi dimdik durmasını öğret. Türkçeden zayıf alsın, önemli değil. Lütfen sen ona kul hakkına, yetim hakkına el uzatmamayı öğret. Resim çizemiyorsa kızma. Lütfen ona çiçeklerin, böceklerin, hayvanların da bizim gibi bir canlı olduğunu, sevgiyi hak ettiklerini öğret. İnsanların renkleri, ırkları, dilleri, dinleri farklı olsa da lütfen sen benim çocuğuma kardeşliği öğret. Hayatta başarmak, başarılı olmak güzeldir ama lütfen sen ona paylaşmayı öğret. Sevgili öğretmenim, çocuğum saf, temiz, pak, bembeyaz bir kağıt gibi… Lütfen sen ona insan olmayı öğret.
Sayın velim; bu yazı başka bir yazı. Bu yazı nasıl gayret edilmez ve çalışılmaza dair bir yazı. Uzun süren bayram tatilimiz sona erdi. Dinlenmek ve güzel vakit geçirmek elbette ki hepimizin hakkı. Hele hele çocuklarımız bunu en fazla hak edenlerden. Çocuklarımız çocukluklarını yaşamalı, eğlenmeli, arzularını yaşamalıdır. Çünkü onlar en değerli varlığımız. Peki sizler, ebeveyn olarak çocuklarınızla ne denli ilgilisiniz. Düşünmenizi ve ilgili olmanın kriterlerini bir kez daha bilince çıkarmanızı istiyorum. Çocuğunuzun öğretmeni olarak üzerime ne kadar ne düşüyorsa gereğini yapıyorum. Belki benim de eksiklerim oluyordur belki ben de hata yapıyorumdur. Ama inanın değim yerindeyse öğrenmenin gerçekleşmesi uğruna sınıfta kırk takla atıyorum desem yeridir. Sınıfta yeri geldiğinde psikolog veya sosyolog oluyorum. Kimi zaman anne ya da baba. Sağlık memuru veya hemşire. İyi bir pedagog ya da uzman bir eğitimci. Ne olduğum konusunda bir rahatsızlığım yok. Çünkü çocuklar benim en güzel çiçeklerim ve en güzel mutluluk kaynaklarım. O nedenle sınıf içerisinde bizler bir aile gibiyiz. O nedenle sınıfımızın fiziki düzeni bir evden farksız dizayn edilmiş durumda. Onlar sınıfa girince evlerine gelmiş gibi gözleri ışıl ışıl olsun istiyorum. Ben sınıfa girince… dizeleriyle başlayan şiirlerin bilincindeyim. Ya da sevgi dolu sınıfım….dizelerinin. Geleceğimizi yetiştirdiğimin ve bulunduğum konumumun gün gelip yerine geçileceğini de biliyor ve çocuklarımı buna göre eğitiyorum. Bizlerden daha yetenekli, bizlerden daha ufku aydın olsunlar istiyorum. Sayın velim bu yazı başka bir yazı demiştim. Belki de sizin için ilk değildir. Ancak ben ilk kez böyle bir yazı kaleme alıyorum. Birinci sınıftayken sayın veli…’ başlığı ile başlayan bir yığın yazı yazmıştım eğitime ve derslere dair. Bu yazı nereden icap etti peki. Geçen yıldan bu yana en değerli varlıklarımız olan çocuklarımızın ne kadar eğitimiyle ilgilisiniz. Bunu düşünmenizi istiyorum. Daimi olarak ders yapmayan, ev çalışmalarını ihmal eden, verilen çalışma yapraklarını baştan sağma yapan veya yapmayan, öykü kitaplarını okumayan veya okumuş gibi yapan öğrencilerimin sorumlulukları noktasında sizin de payınız var mı sizce? Kahvaltı yapmadan gelen bir öğrenci derse nasıl konsantre olabilir? Ya da uykusunu yeterince alamayan bir çocuk? TV izlemenin bir sınırı olmalı belki. Ya da geç uyumanın. Uyku konusunda çocuğumuzu ne kadar eğitebildik. Onların bu yaşlarda uykuya çok ihtiyacı olduğunu ve bunun sağlıklı gelişimini dolayısıyla eğitimini olumsuz etkileyebileceğini bilmeyeniniz yoktur. Israrla ve inatla etkinlikleri yapmamanın sebeplerini çözebilmiş değilim. Bunun biraz daha sorgulanmasını isterim. Hele hele tırnak gibi basit bir temizlik alışkanlığı bile hala hayata geçmiş değil. Çocuklarımızın oldukça fazla zamanları olduğunu düşünsem de galiba bu zamanlar verimli geçmiyor. Kaliteli aile sohbetleri yapmanın önemi büyük. Örf, adet, gelenek ve göreneklerimiz bu kaliteli dediğimiz aile ortamlarında hayat buluyor. Çocuklarımız saygıyı ve sevgiyi hatta birbirlerine karşı hitap etme biçimi bile böyle ortamlarda öğrenir. Bence çocuklarımızla verimli zamanlar geçirmek yerine onları ya televizyona ya da bilgisayara mahkum etmekteyiz. Hiçbir eğitim bir günde hayata geçmez. Eğitim bir süreç işidir ve davranış kazanmak ta zamana bağlıdır. Dolayısıyla çocuklarımızın daha başarılı olması için önce buna inanmış olmak sonra da bunun için gayret içinde olmak gerekir. Biri diğerinin önceliği değildir. Eğitime inanmak ve çaba harcamak! Sanırım püf noktası bu olsa gerek. Eğlemek ve oyun oynamak en doğal hak olsa da her bir etkinliğin zamanı ve yerini doğru planlamak gerekir. Misafirliğe gidildiğinde koltuklara basarak oynayan bir çocuk, basitçe, çocuk olarak kabul edilmemeli. Bunu yapan çocuğun yapma sebeplerine yönelinmelidir. O nedenle çocukluk çağları üzerinde fazlasıyla yoğunlaşılması gerekir. Okula sevinçle ve heyecanla gelen çocuklarımızın daha çok arkadaşlarıyla birlikte olacağı duygusu taşımasının nedeni sizce ne olabilir? Birlikte oyun oynamak, birlikte gülüp şımarıklık yapmak onları keyiflendiriyor. Bu halde olan çocuklarıma nasıl kızarım. Ama her bir işin saygı ve disiplin çerçevesinde olması da önemli. Kuralsızlık her yerde zamanla hırçınlığı doğurur. Evde veya başka bir mekanda uyulması gereken bir takım kurallar için çocuklarımızı ne denli ikaz edebildiniz? Yeri geldiğinde durmasını bilen bir çocuk olabildi mi? Veya olması sağlanabildi mi? Ailevi sorumluluklarımızın üstesinden gelerek daha yetenekli ve başarılı bir çocuk yetiştirmek önemli. Sorumluluk konusunda çocuklarınıza ne kadar güven duyduğunuzu belli etmelisiniz. Sürekli ders çalışmaya sevk etmek yerine öğrenme heyecanı taşıma arzusu niye kazanılamıyor. Bunun sebepleri sizce ne/neler olabilir. Örneğin birlikte kitap okuma saati uygulaması farklı bir yaklaşım olabilir. Sayın veli ilgi ve alakadar olmak için azıcık çaba ve azıcık motivasyon kafidir. Yeter ki çocuklarımız kendileriyle ilgilenildiğini hissetsin. Çocuklarımız, baba ve annesi tarafından değerli oldukları duygusunu hissetsin. Sakın değer’ kelimesine takılmayın. Elbette sizin en değerli varlıklarınız onlar. Kastetmeye çalıştığım; bunu çocuklar birebir hissetmeli. Para vererek, kitap veya oyuncak sunarak değil ama. Daha farklı ve daha samimi olduğunuz duygusunu tattırarak. Sevgili ve kıymetli velim; tüm duygu ve düşüncelerimi belirttikten sonra beni doğru anlayacağınız inancıyla hareket etmenizi bekliyorum. Çare ve çözüm konusunda okulda veya evde sizlerle olmaya hazırım. İhtiyaç dahilinde ev ziyaretlerim devam edebilir. Beni anlayışla karşılayacağını düşündüğüm, siz velime saygılarımı sunuyorum. Daha başarılı bir eğitim için sevgiler. saygılar…Öğretmeniniz ! Kaynak Üye meryemkoc
Görüntülenme Sayısı 59684 Eğer şanslı bir öğrenci iseniz iyi bir öğretmene sahipseniz, hayatınızın nasıl değiştiğini bilirsiniz. Bazen yapılacak en zor şey yaz tatili geldiğinde elveda demektir ya da mezun olmak ve o öğretmeni görmemektir. Örneğin Amerikalı bu beşinci sınıf öğretmenini göz önüne alalım. Bir öğrencinin okul yılının sonunda ona bu mektubu yazmasına kadar hayatona yaptığı etkisini farkında değildi. Twitter'da paylaştığı twitte şu yazıyordu "Sınıfa girdim ve masamın üstünde bir öğrencim yarafından bana yazılmış bu mektubu buldum.. ve ağlamamak için kendimi zor tuttum." Mektupta şu yazıyordu. Bay J'ye; Müthiş bir öğretmen ve harika biri olduğunuz için teşekkürler. Bu okul yılı çok eğlenceliydi ve sizin sayenizde zevk aldım. Keşke daha fazla öğretmen senin gibi olsaydı. Seni asla unutmayacağım. Sana babam gibi bakıyorum. Asla gerçek babamla tanışmadım ama olsun çünkü bana oğlun gibi davrandın. Beni çok mutlu ediyorsun. Aç olduğum zaman hep bana yemek verdin ve üzgün olduğumda bana sarıldın. Seni asla unutmayacağım Mr. J. Seni seviyorum ve seni asla unutmayacağım! Sevgiler Markus Bu yazı ilginizi çekebilir; Öğretmen Veli İletişimi
Ana Sayfa Arama Sonuçları 29 ekimi anlatan ogretmene veliden tehdit h35334 html 29 ekimi anlatan ogretmene veliden tehdit h35334 html haberleri "29 ekimi anlatan ogretmene veliden tehdit h35334 html" Arama Sonuçları Okul Müdüründen Öğretmenlere Tehdit Üstün Başarı Belgesi hangi Öğretmenlere Verilir Ödül Kimlere Verilir Oranı Şartları Neler İzmit'te öğretmen veli ve oğlu tarafından öğrencilerin yanında darp edildi Öğretmenlerin Irkçı Paylaşımına Soruşturma Açıldı Aydın'da Pitbull cinsi köpek bir öğretmeni yaraladı Milli Eğitim Bakanlığı'nın iş garantisi verdiği sistem çöktü Ücretli öğretmenlere kar tatilinde ek ders ücreti ödenir mi Testi Pozitif Çıkan Öğretmen Kaçıncı Günde Okular Gelir negatif Test Gerekir Mi SESSİZ OLUN, ÖĞRETMENE ŞİDDET VAR! Maaş Karşılığını Doldurmayan Öğretmene 10 Saate 1 Hazırlık Planlama Ek Ders Ücreti Ödenir mi 3 Başarı Belgesi Alan Her Öğretmene Üstün Başarı Belgesi Kesinlikle Verilir mi?
veliden öğretmene çocuğu anlatan mektup