Es78nK. ANTALYA,DHA - ANTALYA Ticaret ve Sanayi Odası ATSO Meclis Başkanı Süleyman Özer, sigortacılık sektörü olan Meslek Komitesi'nin girişimleri sonucunda Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartlarında değişiklik yapıldığını belirterek sektörün ve vatandaşın mağduriyetinin giderildiğini MADDESİ DEĞİŞTİRİLDİATSO Meclis Başkanı Süleyman Özer, trafik kazası yapan vatandaşların mağduriyet yaşadığı, 'geçici iş göremezlik ve sürekli sakatlık teminatı' ile ilgili değişikliğe gidildiğini söyledi. Özer, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu SEDDK tarafından yayımlanan tebliğ ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartlarında, 'geçici iş göremezlik ödemesi' ile ilgili değişiklik yapıldığını söyledi. ATSO Meclis Başkanı Özer, "Trafik kazası nedeniyle mağdurun geçici iş göremezliği ve sürekli sakatlığı bu teminattan karşılanır. Mağdurun tedavi sürecinin tamamlanması sonrasında sakatlık oranının ve geçici iş göremezlik süresinin belirlenmesinde, Kurul Raporu dikkate alınır" ibaresiyle hem vatandaşların hem de sektörün mağduriyetinin giderildiğini ifade AÇISINDAN ÖNEMLİ GELİŞMEATSO Meclis Başkanı Süleyman Özer, şöyle konuştu;"Yapılan yasal düzenlemeyle, özellikle yaralanmalı trafik kazaları neticesinde, hastane masraflarıyla ilgili ödemelerinin SGK tarafından yapılması, sigorta sektörü açısından son derece önemli bir gelişmedir. Yaralanma neticesinde belli bir süre çalışamayan yaralılara SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri daha sonraki süreçte SGK tarafından kusurlu kişiye dava açılarak iş görmezlik bedeli talep edilmekteydi. Sigorta Şirketleri de poliçe tanzim ettiği zaman yukarıda bahsedilen madde gereği SGK'ya poliçe başına peşinen ödediği için, sonradan gelen rücu işlemini kusurlu kişi ya da SGK talep etse dahi ödeme yapmıyordu. Zorunlu mali sorumluluk Trafik sigortası, sorumluluk poliçesi olmasına rağmen bu tür mağduriyetler oluşmaktaydı. Oysa, iş göremezlik ödemelerinin aynı kazayla ilgili bir argüman olduğu ve tedavi masraflarının devamı niteliğinde olduğu dile getirilmişti. Söz konusu mağduriyetin giderilmesi için SGK'nın zorunlu mali sorumluluk trafik sigortalarından almış olduğu pay eğer yetmiyor ise yükseltilerek SGK tarafından yapılan iş göremezlik ödemelerinin rücu yapılmaması ya da söz konusu rücunun kusurlu kişinin Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigortasından karşılanması, Meslek Komitemiz tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlıkları ve TOBB'a iletilmişti."ATSO Meclis Başkanı Özer, Meslek Komitesi'nin girişimleriyle düzenlemenin yeniden yapıldığını HASARLARA DÜZENLEMEATSO Meclis Başkanı Özer, aynı genelgeyle sektörün bir başka sorunu olan ve yine ATSO Meslek Komitesi tarafından gündeme getirilen araçlarda hasar gören parçalarla ilgili değişikliğe gidildiğini söyledi. Özer, bu değişikliği şöyle açıkladı;"Zorunlu mali sorumluluk Trafik sigortası genel şartları gereği, daha önce 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştiriliyordu. Orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirilebilmekteydi. 3 yılı geçen araçlarda ise aracın üzerindeki parça orijinal olsa bile, sigorta şirketi isterse eşdeğer parça kullanabiliyordu. Bu durumda sigortalılarda memnuniyetsizlik oluşmaktaydı. 4 Aralık 2021 tarihinde değişen genel şartlarda bu madde yaş sınırına bakılmaksızın aracın üzerindeki parça orijinal ise yine orijinal parça takılacak şekilde değiştirilmiştir. Ancak, hak sahibinin onayının alınması veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkân olmaması halinde hasar gören parça, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilebilecektir. Hasar gören parçanın orijinal olmaması halinde ise eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilir. Ancak, hasar gören parçanın eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilmesine imkân olmaması halinde orijinal parça kullanılabilecektir."FOTOĞRAFLI HAKKIMDA SON YAZILARIM Avukat Yasin GİRGİN, 1977 Ankara doğumludur. 1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirmiş ve sonrasında 2 yıl boyunca Özel Hukuk Master programına devam yılları arasında yaptığı hakimlik dönemi dışında 13 Kasım 2000'den bu yana serbest avukatlık faaliyetini icra kitabı ve çok sayıda makalesi bulunan GİRGİN'in 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanmıştır. GİRGİN, halen okur sorularını cevapladığı köşe yazılarını kaleme 483 9313 numaralı telefonumuzdan bize ulaşabilirsiniz. YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ E. 2007/19431 K. 2009/907 T. DAVA Davacı, trafik kazası sonucu geçici işgöremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının ödetilmesi için açılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi KARAR Dava hukuki nitelikçe, tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan sigortalıya davalı Kurumca hastalık sigortası kolundan yapılan yardımların; 506 sayılı Kanunun kapsamında sigorta şirketi bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, 506 sayılı Kanunun halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar Tavan miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan gün ve E2003/10, K2006/106 sayılı karan ile “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiş olması nedeniyle kurumun rücu alacağının temelinin artık halefıyete değil basit rücu hakkına dayandığı, sigorta şirketlerine dava açma hakkı da ortadan kalktığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun göre, işletenler motorlu taşıtların kullanılmasından doğan, üçüncü kişilere verdikleri zararları karşılamak üzere zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırmak zorundadırlar. Bu sigorta türünde sigorta şirketi birinci, aracı sigorta ettiren ikinci, bu iki kişinin dışında olup da zarar gören kişi ise üçüncü kişi konumundadır. Madde de sigorta ettirenin “işleten” sıfatına sahip kimseler olabileceği hükme bağlanmıştır. Sigorta şirketi, araç sahibinin, gerek müstahdeminin kusurundan ve gerekse bizzat kendi kusurundan doğacak mali mesuliyetini temin etmektedir. Bu yönden sigorta şirketleri işletenin yada şoförlerinin, kusurları ile neden oldukları olaydan dolayı doğan mali sorumluluklarının belirli limit dahilinde kefili durumundadır. Bu nedenle de zarar gören kişi, kendisine zarar veren aracı sigorta eden sigortacıya, zararını tahsil etmek için başvurabilmektedir. Sigorta şirketlerinin sorumluluğu akti sorumluluk olup, poliçe limiti ile sınırlıdır. Dava, zarar verene karşı açılabiliyorsa, onun hukuki ve mali sorumluluğunu teminat kapsamında yükümlenen Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısına davanın açılamayacağının kabulü Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile oluşturulan yapıya aykırıdır. Bu sigorta ile asıl güvence altına alınan menfaat, sigorta ettirenin menfaatidir. Sigorta ettiren, zararı karşıladıktan sonra kendi sigortacısından limitler dahilinde ödemesini talep edebilecektir. 506 sayılı Kanun’un “kasdi veya suç sayılan hareketi ile sigortalının hastalanmasına sebep olan kimseye, bu kanun gereğince hastalık sigortasından yapılan her türlü giderler tazmin ettirilir.” hükmü öngörülmüş olup, maddesinin uygulanması için öngörülen “kusur” koşulunun, sigorta şirketi için de ayrıca, aranmasına gerek olmadığı gibi, anılan madde de, kusurlu kişilerden söz edilmesinin, bunlardan başkasına, özellikle sigortacılarına, rücu edilemez anlamında yorumlanamayacağı da ortadadır. Kurumun rücu hakkı ise, SSK’nın hangi maddesinden kaynaklanırsa kaynaklansın halefıyete değil Kanundan kaynaklanan bağımsız rücu hakkı ilkesine dayanır. Buna göre üçüncü kişiye verilen zarardan bu kişiye karşı birinci derecede sorumlu olan sigorta şirketinin, yardımın Kurum tarafından yapılmasından yararlanarak sorumluluktan kurtulması, sigorta hukuk ilkeleri ile bağdaşmaz, aksine sigorta şirketlerinin kuruluş amacı böyle bir sorumluluğu zorunlu kılar. Hal böyle olunca; davalı sigorta şirketi, sigorta olayına karışan ve sürücüsü 8/8 oranında kusurlu bulunan aracın sigortacısı sıfatıyla; zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde, tedavi ve sakatlık giderleri yönünden öngörülen YTL’lik limit dahilinde bulunan davaya konu geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinden Kuruma karşı sorumlu bulunduğu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, gününde oybirliği ile karar verildi. Geçici iş göremezlik ödeneği, çalışanların hastalık, analık iş kazası, meslek hastalığı durumunda raporlu olduğu dönemde gelir güvencesi sağlar. Geçici iş göremezlik ödeneği rapor süresince Sosyal Güvenlik Kurumu'nca çalışana ödeniyor. Daha önce sigortalı olarak hiç çalışmamış ve işe girdiği gün iş kazası geçirip istirahat raporu alan da iş göremezlik ödeneği alabilir. Özel hastaneden alınan istirahat raporu geçerli olup işverenin bunu kabul etme zorunluluğu bulunuyor. İş kazası, meslek hastalığı nedeniyle tedavi gören sigortalıya ilk günden, hasta olana da istirahatin üçüncü gününden itibaren ödeme yapılır. Ayakta muayene olarak evinde istirahat edecek çalışana bir defada en çok 10 gün rapor verilebilir. Zatürre gibi ağır bir hastalık durumunda süre uzatılabilir, bir takvim yılında tek hekim tarafından ayaktan verilen tedavilerde verilecek istirahat süresi 40 günü geçemez. Raporlu günler kıdem tazminatına esas hizmet süresinde dikkate alınır. İş göremezlik ödeneğinde merak edilen soruların yanıtları şöyle Geçişi iş göremezlik ödeneği nedir, prim ödeme koşulu var mı? "İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde" yasada belirtilen geçici iş göremezlik sürelerinde çalışanın gelir kaybını telafi için Sosyal Güvenlik Kurumu'nca ödeniyor. İş kazası ve meslek hastalığında ödenekten yararlanmak için belli bir süre prim ödeme koşulu aranmıyor. İlk defa sigortalı işe başladığı gün kaza geçiren çalışan geçici iş göremezlik ödeneği alabilir. Hastalık, iş kazası, meslek hastalığı durumunda hangi süre aralığı içinde ödenek yatırılır? Meslek hastalığı, iş kazası nedeniyle raporlu olanlara her gün için istirahatli olunan ilk günden itibaren ödeme yapılır. Hastalık durumunda da istirahatin üçüncü gününden itibaren ödenir. Analık durumunda ödenekten yararlanma koşulları nelerdir? Analık sigortası kapsamında raporun başladığı tarihte sigortalı olunması, doğumun canlı gerçekleşmesi gerekiyor. Sigortalı kadının doğumu durumunda hekimin vereceği rapora bağlı olarak doğumdan önceki, sonraki 8'er haftalık süre, çoğum gebelikte doğumdan öncesi 8 haftalık süreye 2 haftalık süre eklenerek çalışmadığı her gün için ödeme yapılır. Emekli çalışanlar da geçici iş göremezlik ödeneği alır mı? Emekli olup sosyal güvenlik destek primi yatırılarak çalışanlara iş kazası, meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanıyor. Hastalık ve analık sigortası hükümleri ise uygulanmıyor. Emekli çalışanlar iş kazası, meslek hastalığı nedeniyle tedavi döneminde geçici iş göremezlik ödeneği alabilir, ancak hastalık, analık nedeniyle alınan raporlar nedeniyle ödeme yapılmaz. Bağ-Kur'lu esnaf da iş göremezlik ödeneğinden yararlanabilir mi? Muhtarlar, ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek, basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, gelir vergisinden muaf olup esnaf siciline kayıtlı olanlar, tarımsal faaliyette bulunanlar iş kazası, meslek hastalığı, analık durumunda ödenekten yararlanabilir. Bunun için genel sağlık sigortası ve prime ilişkin bütün borçların ödenmiş olması koşulu bulunuyor. Özel hastaneden alınan istirahat raporu geçerli midir? Özel hastaneden alınan rapor geçerli olup, işverenin kabul etme zorunluluğu bulunuyor. SGK ile sözleşmesi olmayan özel bir hastanede Bakanlıkça yetkilendirilen hekimin verdiği rapor da geçerli. Geçici iş göremezlik ödeneğine esas günlük kazanç nasıl hesaplanıyor? Meslek hastalığı, iş kazası durumunda iş göremezliğin başladığı tarihten öncesi 12 aydaki son 3 ay içinde prime esas kazançların toplamının bu kazançlara esas prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanıyor. Analık ve hastalık halinde de benzer şekilde hesaplanıyor. Ancak son bir yıl içerisinde 180 günden az kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olanlara hastalık ve analık halinde ödeneğe esas tutulacak günlük kazanç, iş göremezliğin başladığı tarihteki günlük prime esas kazanç alt sınırının iki katını geçemiyor. Trafik kazası geçirip sakat kalanlar iş göremezlik tazminatı alır mı? Sigorta şirketleri trafik kazasında sakat kalanlara tedavilerdi süresince geçici iş göremezlik tazminatı ödeyecek. Yeni düzenlemeyle sakatlı oranı, iş göremezlik süresi sağlık Kurulu raporu ile belirlenecek. Maktu ücret ile çalışan işçilere işveren raporun ilk günü için ücret ödemesi yapar mı? Maktu ücretle çalışan işçiler istirahatli, izinli olduğunda herhangi bir nedenle ücretlerinden kesinti yapılmaz. Örneğin maktu ücret alan işçi ay içinde 10 gün işe gelmemiş olsa dahi ücreti ve SGK primi 30 gün üzerinden ödenir. Rapor alınırsa çalışanın ücreti çalışmış gibi tam ödenir. Raporlu olunan günler hizmet süresi hesabında dikkat alınır mı? Kıdem tazminatı hesabında bu süreler dışlanır mı? Raporlu olunan günler kıdem tazminatına esas hizmet süresi hesaplanırken dikkate alınır. Ancak çalışanın rapor süresi ihbar süresini 6 hafta geçerse bu süre hizmet süresi hesaplanırken dikkate alınmaz. İş sözleşmesinin askıda olduğu süreler de kıdem süresinden sayılmaması gerektiğinden ücretsiz izinde geçen süreler kıdeme esas sürede dikkate alınmıyor. Yargıtay 10. Hukuk DairesiEsas 2021/11042Karar 2021/15246 Dava, itirazın iptali istemine ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine kesin olarak karar sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 363/1 maddesi uyarınca, Adalet Bakanlığının gün ve 24464 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz isteğinde bulunmuş olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit kapsamı incelendiğinde, trafik kazası sonucu sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik bedelinin davalı sigorta şirketinden rücuan tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptalinin talep edildiği, mahkemece 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesi gereğince özel dava şartı olan arabuluculuğa başvuru şartı yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine kesin olarak karar verildiği Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 101 inci maddesinde, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği taraftan, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; “İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır.” hükmü yer sayılı İş Mahkemeleri Kanununun “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrası; “Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” şeklinde, aynı maddenin üçüncü fıkrası ise; “İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklinde düzenlenmiştir. 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanunun 20 nci maddesi ile tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere “Dava şartı olarak arabuluculuk 5/A maddesinin birinci fıkrasına göre ”Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmü sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ticari davalardır. Yine aynı madde hükmüne göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari davadır. Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret olayda, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlığa ilişkin davanın ticari dava niteliğinde olmadığı, 5510 sayılı Kanunun 101 inci maddesi gereği iş mahkemelerinin görevli olduğu, 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca arabuluculuğa başvuru şartı aranmaksızın sonuçlandırılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenlerle, Adalet Bakanlığının Kanun yararına bozma isteminin kabulü Yukarıda açıklanan nedenlerle, Adalet Bakanlığının Kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile … İş Mahkemesinin anılan kararının sonuca etkili olmamak üzere HMK’nın 363/1 maddesi uyarınca Kanun yararına BOZULMASINA, HMK’nın 363/ gereğince gereği yapılmak üzere kararın bir örneğinin ve dosyanın Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE, tarihinde oy birliği ile karar verildi. Zorunlu Trafik Sigortasında Değişiklik Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumundan KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR MADDE 1 – 14/5/2015 tarihli ve 29355 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına inci maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “ DAYANAK Bu Genel Şartlar, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa dayanılarak hazırlanmıştır.” MADDE 2 – Aynı Genel Şartların nci maddesinin birinci fıkrasının a ve ç bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı fıkranın f bendinin ii numaralı alt bendinde yer alan “Bu parçaların, söz konusu aracın montajında kullanılan parçalarla aynı kalitede olduğunun ve araç üreticisi tarafından getirilen ölçütlere ve üretim standartlarına göre üretildiğinin Hazine Müsteşarlığınca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde belgelendirilmesi halinde, belge konusu parçaların aksi iddia sahibince kanıtlanana kadar orijinal yedek parça olduğu varsayılır.” ibaresi yürürlükten kaldırılmış ve aynı fıkraya aşağıdaki bentler eklenmiştir. “a Sigortalı Poliçe konusu motorlu araçta 2918 sayılı Kanunun 91 inci maddesi uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunda olan işletenleri,” “ç İşletilme Hali Motorlu aracın mekanik aksamının çalışmasını mekanik aksamı çalışmasa bile motorlu aracın kendiliğinden de olsa hareket haline geçmesini,” “ı Kurum Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunu, i Kurul Raporu Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20/2/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu,” MADDE 3 – Aynı Genel Şartların üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “sigorta” ibaresinden sonra gelmek üzere “teminat” ibaresi eklenmiştir. MADDE 4 – Aynı Genel Şartların inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “genel şart” ibaresi “Genel Şartlar” olarak değiştirilmiş, aynı fıkranın a bendinin birinci cümlesinde yer alan “Şartta” ibaresi “Şartlarda” olarak değiştirilmiş, aynı bendin ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı fıkranın c bendinde yer alan “Sürekli Sakatlık Teminatı” ibaresi “Sakatlanma Teminatı” olarak değiştirilmiş, “Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek teminattır.” ibaresi “Genel Şartların Ek-2’sinde yer alan esaslara göre belirlenen tazminatları içeren teminattır.” olarak değiştirilmiş, ikinci ve üçüncü cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, dördüncü ve beşinci cümleleri yürürlükten kaldırılmış, altıncı cümlesinde yer alan “sağlık hizmet sunucularınca” ibaresi “kurum ve kuruluşlarca” olarak değiştirilmiş, aynı bende aşağıdaki cümleler eklenmiş ve aynı fıkranın ç bendinde yer alan “genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır” ibaresi “Genel Şartların Ek-3’ünde yer alan esaslara göre belirlenen tazminatları içeren teminattır” olarak değiştirilmiştir. “Değer kaybı, talep edilmesi halinde, Kurum tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre atanacak sigorta eksperi tarafından bu Genel Şartların Ek-1’inde yer alan esaslara göre tespit edilir.” “Trafik kazası nedeniyle mağdurun geçici iş göremezliği ve sürekli sakatlığı bu teminattan karşılanır. Mağdurun tedavi sürecinin tamamlanması sonrasında sakatlık oranının ve geçici iş göremezlik süresinin belirlenmesinde, Kurul Raporu dikkate alınır.” “Geçici iş göremezlik süresi ve sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan ve tıbben gerekli olan sürekli bakıcı giderleri de bu teminat kapsamındadır. Söz konusu tazminat miktarlarının tespitinde sakat kalan kişi esas alınır.” MADDE 5 – Aynı Genel Şartların ncı maddesinin birinci fıkrasının d ve i bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı fıkranın o bendinde yer alan “Şart” ibaresi “Şartlar” olarak değiştirilmiş, aynı fıkraya aşağıdaki bent eklenmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan “paragrafının” ibaresi “fıkrasının” olarak değiştirilmiştir. “d Destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri,” “i 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki terör eylemlerinde ve bu eylemlerden doğan sabotajda kullanılan araçların neden olduğu ve 2918 sayılı Kanuna göre sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri ile aracın terör eylemlerinde kullanıldığını veya kullanılacağını bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürecekleri talepler, terör ve buna bağlı sabotaj eylemlerinde yer alan kişilerin uğradıkları zararlara ilişkin talepleri,” “ö Hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri.” MADDE 6 – Aynı Genel Şartların nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “, aksi kararlaştırılmadıkça,” ibaresi “ve poliçede belirtilen saatlerde başlar ve sona erer. Poliçede başlama ve sona erme saatinin yer almaması halinde sigorta,” olarak değiştirilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan “Hazine Müsteşarlığınca” ibaresi “Kurum tarafından” olarak değiştirilmiştir. MADDE 7 – Aynı Genel Şartların “ HASAR VE TAZMİNAT” maddesinin başlığı “ RİZİKONUN GERÇEKLEŞMESİ HALİNDE SİGORTALI VE/VEYA SİGORTA ETTİRENİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ” olarak değiştirilmiştir. MADDE 8 – Aynı Genel Şartların “ Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde Sigortalı ve/veya Sigorta Ettirenin Yükümlülükleri” madde başlığı yürürlükten kaldırılmıştır. MADDE 9 – Aynı Genel Şartların nci maddesinin inci fıkrasının birinci paragrafının birinci cümlesinde yer alan “Şartlar ekinde” ibaresi “Şartların Ek-6’sında” olarak değiştirilmiş, aynı fıkranın ikinci ve üçüncü paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin nci fıkrasında yer alan “bu madde uyarınca Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ölçütleri karşılayan,” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır. “Hasar halinde, hasar gören orijinal parça, onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilir. Ancak, hak sahibinin onayının alınması veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkân olmaması halinde hasar gören parça, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilir. Bu fıkra kapsamında hak sahibinden onay alındığını veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkan olmadığını ispat yükü sigortacıya aittir. Bu fıkranın uygulanması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez. Hasar gören parçanın orijinal olmaması halinde ise eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilir. Ancak, hasar gören parçanın eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilmesine imkân olmaması halinde orijinal parça ile değiştirilir. Eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değişim imkânı olduğu halde orijinal parça ile onarım sağlanır ise sigortacının sorumluluğu, sigortacının kaza tarihi itibarıyla benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça bedeli ile sınırlıdır. Eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değişim imkânı olduğunu ispat yükü sigortacıya aittir. Bu fıkranın uygulanması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez.” MADDE 10 – Aynı Genel Şartların üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “genel şartlar” ibaresi “Genel Şartlar” olarak değiştirilmiştir. MADDE 11 – Aynı Genel Şartların nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Ek 6’da” ibaresi “bu Genel Şartların Ek-6’sında” olarak değiştirilmiştir. MADDE 12 – Aynı Genel Şartların uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “genel şartlara” ibaresi “Genel Şartlara” olarak değiştirilmiştir. MADDE 13 Aynı Genel Şartların inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Bu Genel Şartların yürürlük tarihinden sonra yapılan değişiklikler, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanır.” MADDE 14 – Aynı Genel Şartların üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan” ibaresi “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı” olarak değiştirilmiştir. MADDE 15 – Aynı Genel Şartların Ek-1, Ek-2 ve Ek-3’ü ekteki şekilde değiştirilmiştir. MADDE 16 – Aynı Genel Şartların Ek-6’sının 1 inci maddesinden önce gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiş, aynı maddenin “A Araç Hasarları” bölümünde yer alan “araç resimleri” ibaresi “araca ve kaza yerine ait fotoğraf ve görüntüler” olarak değiştirilmiş, 2 nci maddesinin “A Sürekli Sakatlık” bölüm başlığı “A Sakatlık” olarak değiştirilmiş ve aynı bölümde yer alan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda hazırlanan sağlık kurulu raporu” ibaresi “Kurul Raporu artan sakatlık oranına bağlı tazminat taleplerinde ilk ödemeye esas alınan Yönetmeliğe göre düzenlenen rapor” olarak değiştirilmiş ve aynı bölümde yer alan “son gelir durum belgesi” ibaresinden sonra gelmek üzere “Bordro, Gelir Vergi Beyannamesi vb. ve güncel SGK hizmet dökümü belgesi ile varsa hesap tarihi itibarıyla son gelir durum belgesi” ibaresi eklenmiş, aynı maddenin “B Ölüm” bölümünde yer alan “Veraset ilamı” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya desteklik ilişkisini ortaya koyan diğer belgeler” ibaresi eklenmiş, “Anne ve baba” ibaresinden önce gelmek üzere “Destek şahsının” ibaresi eklenmiş, “Ölen kişiye” ibaresi “Destek şahsına” olarak değiştirilmiş, “son gelir durum belgesi” ibaresinden sonra gelmek üzere “Bordro, Gelir Vergi Beyannamesi vb. ile SGK hizmet dökümü belgesi” ibaresi eklenmiş, aynı bölüme aşağıdaki bent eklenmiş ve 3 üncü maddesine aşağıdaki bent eklenmiştir. “Tazminat başvurusunda bulunan hak sahipleri tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99 uncu maddesi uyarınca ilgisine göre aşağıdaki belgeler eksiksiz olarak sunulur.” “• Çocuk ölümünde destekten yoksun kalan ebeveynlerin güncel SGK hizmet dökümü belgesi.” “• Yabancılarda Nüfus cüzdanı veya kimlik bilgisi içerir diğer belgeler ile Türkiye’ye girişine dair resmî evrak.” MADDE 17 – Aynı Genel Şartlara ekte yer alan Ek-7 eklenmiştir. MADDE 18 – Bu Genel Şartlar yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 19 – Bu Genel Şartları Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı yürütür. Ekler için lütfen tıklayınız…

zorunlu trafik sigortası geçici iş göremezlik